Yağmur yağsa,Uykum kaçsa,Bir kuş konsa badi parmağıma,,,

Yağmur yağsa
Uykum kaçsa
Bir kuş konsa badi parmağıma
Ağlardım bir başıma

Sevdadandır dedi annem
Aldırma
Aldırma hadi gel yanıma

İçimdeki yağmurlar sustu…Ve ben her şeye küs… Seni büyüttüğüm bir günden daha merhaba alınganlığıma… Gökyüzü seni görmedikçe ağlamayacakmış. Kırık dökük bir masal gibiyim ve kırılan parçalarımı kaybettim… Galiba en büyüğünü sende bıraktım… Çünkü sen gittiğinden beri masalın baş kahramanı da içimdeki devlerle cücelerin atlarına atlayıp kaçmış…

Hem kaçak, hem donuk yüreğim… Şimdi annemi bile çarşıda kaybetmiş gibi korkumu hissettirmemek için etrafımdaki gülücüklere sığınıyorum.

Kimi görsem içimde bir parça ekliyorum onlara, sevebilmek için daha çok ya da sevdalanabilmek için aynı yağmurlara…Ama biliyor musun "sevmek" kelimesi de kaybettiklerimin içinde… Bir labirentteyim bu aralar, nereden başlasam, başladığım noktada biten, asla sonu gelmeyen ve hep başı olan… Belki de buna kendi içinde kaybolmak diyorlar…


Yine kördüğüm oldum kendi içime doğru… Bir fırtınadan, diğerine koşuyorum; daha çok yara almak için ya da en büyük vurgunu yiyip sendelemek ve kendime gelebilmek için… kimbilir, belki… ama ben bilmiyorum… Kardan adam bana söz verdi; kardan bembeyaz bir şeker yapıp avuçlarıma bırakacakmış, ama o bile ilk önce "kalbinin donması için bütün vücudunun soğuk olması lazım" dedi ve "vücu-dunun soğuk olması, ellerindeki karın erimemesi için"… Beyaz; soğuk, karanlık; siyah; gökyüzü; mavi ve imkansız… Söyle hangi renk ya da nerede?...

Özlemin rengi nedir? İşte o her neyse, en koyusunda gözlerimden avuçlarına akı-yorum; sıkıca tut diye… ya da bir rüzgar gibi kokumu bırakıp geçiyorum, beni hisset diye…

Narçiçeğim, yüzü gülenim, özlenenim… İçimde bir muamma olanım… Elini uzat bana, bir kez en azından onları göreyim, ne olur!...

Hani birlikte baktığım bir pencere vardı ya, dışarıyı izlemek için. İşte o pencereden bakıp, seni izliyorum şimdi. Benzerlik; yine seninle aynı öyküyü paylaşmam, farklılık ise senin pencerenin öbür tarafında kalman… dışarıda bulunmaması, yani seni görememem.

Gözlerindeki çocuğa selam söyle, yastığının altında ellerimle bıraktığım şekeri ona getirdim…

Yağmurlar ağlıyor çünkü, onlar üzülmesin diye…

Elif YILMAZ

Yorum Yaz